Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Türkiye'nin ekonomik sorunları ancak iktidarın değişmesiyle çözülebilir”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Denizli'de düzenlediği basın toplantısında Türkiye ekonomisini, tekstil sektöründeki sorunları, tarımsal üretimi, esnafın yaşadığı sıkıntıları ve siyasi gelişmeleri değerlendirdi. AK Parti'nin ekonomi politikalarını eleştiren Özdağ, “AK Parti planlı kalkınmayı değil, günübirlik finans oyunlarını temsil eder.” dedi. Denizli'deki temaslarını sürdüren Özdağ, Zafer Partisi'nin seçim hazırlıklarına başladığını açıkladı.

Ekim 25, 2026 - 06:13
 0  0
Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Türkiye'nin ekonomik sorunları ancak iktidarın değişmesiyle çözülebilir”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Denizli'de gerçekleştirdiği üç günlük ziyaret kapsamında düzenlenen basın toplantısında Türkiye'nin ekonomik ve siyasi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Denizli'nin sanayi, tekstil ve tarım alanlarında önemli bir üretim merkezi olduğunu belirten Özdağ, uygulanan ekonomi politikalarının hem üreticileri hem de vatandaşları olumsuz etkilediğini savundu.

Genel merkez yöneticilerinden oluşan bir heyetle Denizli'ye geldiklerini açıklayan Özdağ, kentte sanayiciler, çiftçiler ve esnafla gerçekleştirdikleri görüşmelerde ekonomik sorunların öne çıktığını ifade etti.

“DENİZLİ'DE 45 BÜYÜK TEKSTİL FABRİKASI KAPILARINI KAPATTI”

Denizli'nin Türkiye'nin sanayi ve tekstil üretimindeki önemine dikkat çeken Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, tekstil sektörünün ciddi bir daralma yaşadığını belirtti.

Özdağ, “Denizli hiç şüphesiz Türkiye'nin, özellikle tekstilin, sanayide ana taşıyıcı kolonlarından birisi olduğu gibi, üzüm konusunda, zeytin konusunda dünyanın en kalitelileri arasında olan ürünleri ortaya koyan bir şehir. Ancak 1980'li yıllardan itibaren Türk sanayisinin öncü lokomotif sanayisi olan tekstil sanayisi, kötü yönetim neticesinde bugün bütün Türkiye'de olduğu gibi Denizli'de de tasfiye sürecine girmiş durumda.” dedi.

Tekstil sektöründeki istihdam kayıplarına ilişkin rakamlar paylaşan Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

“Geçen sene içinde Türkiye'de 345 bin tekstil işçisi işini kaybederken ve Türk tekstil sanayisi başta Mısır olmak üzere yurt dışına giderken Denizli'de de 45 tane büyük sanayi tesisi, tekstil fabrikası kapılarını kapatmış. Adeta bir çürüme süreci içerisine bırakılmışlardır.”

Denizli'de üretimini sürdüren firmaların kaliteli ürünler ortaya koymasına rağmen uluslararası pazarlarda yeterli güce ulaşamadığını savunan Özdağ, “Üretimde olan tekstil firmaları ise son derece kaliteli ürünler ortaya koymalarına rağmen Avrupa şirketlerinin ancak fason üreticisi olmak durumundadır. Denizli sanayisi bunu hak etmiyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Sektördeki sorunların üreticilerin bireysel başarısızlığından kaynaklanmadığını ileri süren Özdağ, “Gelinen durum, Denizli'de tekstil üreticilerinin, tekstil sanayicilerinin bireysel başarısızlığı değil, AK Parti iktidarının izlemiş olduğu yanlış ekonomik politikaların sonucudur.” ifadelerini kullandı.

“DENİZLİ'NİN ZEYTİNYAĞI VE ÜZÜMÜ HAK ETTİĞİ DEĞERİ BULAMIYOR”

Denizli'nin tarımsal üretim potansiyeline de değinen Özdağ, özellikle zeytinyağı ve üzüm üretiminde markalaşma ve pazarlama sorunları yaşandığını söyledi.

Özdağ, “Keza tarımda da Denizli'de olağanüstü bir çöküş yaşanmaktadır. Olağanüstü güzel, sağlıklı Denizli zeytinyağı markalaşamadığı için İtalyanlar tarafından ucuza kapatılmakta ve şişelenerek daha sonra yüksek fiyatlara piyasaya sürülmekte. Yazık. Şişeleme tesisimiz mi yok?” dedi.

Denizli'de üretilen üzüm ve şarap ürünlerinin uluslararası pazarlardaki fiyat farklılıklarına dikkat çeken Özdağ, “Denizli'nin çok meşhur üzüm bağlarından elde edilen şarap, litresi bir iki dolara Almanlar, Fransızlar tarafından satın alınıp daha sonra şişesi 20 dolara satılmakta piyasada. Bu da yanlış tarım politikalarının bir sonucu olmak durumundadır.” ifadelerini kullandı.

Çiftçilerin ürünlerini satmakta zorlandığını belirten Özdağ, “Ağustos'ta toplanması gereken üzümün bu sene hala toplanmamış olduğunu ve para etmediğini çiftçiden duyduk. İnanılır gibi değil. Bu, çiftçiyi tamamen açlıkla baş başa bırakmak anlamına gelecek.” diye konuştu.

“ESNAF GEÇEN SENEYE GÖRE İŞLERİNİN YÜZDE 50 DÜŞTÜĞÜNÜ SÖYLÜYOR”

Denizli'deki temasları sırasında esnafla da görüştüklerini belirten Özdağ, ekonomik daralmanın ticari faaliyetleri olumsuz etkilediğini dile getirdi.

Özdağ, esnafın kendilerine aktardığı sorunları şu sözlerle anlattı:

“Dün Denizli'de değişik ziyaretler sırasında Denizli'nin esnaflarıyla da bir araya geldik. Ve bütün Türkiye'de duyduğumuz bu acı cümleyi duyduk: 'Geçen seneye göre işlerimiz yüzde 50 düştü. Siftah edemedik ve bu krizden nasıl çıkılacağına dair en ufak bir umut yok.' Yani sanayici perişan, çiftçi perişan, esnaf perişan.”

Ekonomideki sorunların hükümet politikalarıyla bağlantılı olduğunu savunan Özdağ, “Denizli'nin ve Türkiye'nin AK Parti iktidarının ekonomik politikaları sonucunda geldiği nokta burası.” dedi.

“FON YOLSUZLUĞU BÜTÜN TÜRK EKONOMİSİNİ AĞIR ŞEKİLDE VURDU”

Finans piyasalarındaki gelişmelere de değinen Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, fonlarla ilgili yolsuzluk iddialarının Türkiye ekonomisinin uluslararası güvenilirliğini etkilediğini ileri sürdü.

Özdağ, “Ama haksızlık da etmeyelim, mutlu olanlar da var. Foncular çok mutlu. Milyarlarca doları vurup kaçanlar çok mutlu. Adeta korunup kollanmaya devam ediyorlar.” ifadelerini kullandı.

İktidar çevrelerinde de söz konusu iddiaların üzerinin kapatılabileceğine ilişkin değerlendirmeler yapıldığını öne süren Özdağ, “İktidar mahfillerine yakın AK Partililer bile bu işin üstünün kapatılacağını düşünmeye başladık diyorlar. Yani bırakın millet, AK Parti'de milletvekilliği yapmış kişiler bile bu meseleye yaklaşımdan, buradan bir sonuç çıkmayacağı, olayın üstünün kapatılmaya çalışıldığı intibaını edindiklerini söylüyorlar.” dedi.

Finans piyasalarında güvenin önemini vurgulayan Özdağ, şu değerlendirmede bulundu:

“Fon yolsuzluğu sadece fonda parası olanları değil, bütün Türk ekonomisini çok ağır bir şekilde vurmuştur. Ve ne yazık ki önümüzdeki dönemde vurmaya devam edecek. Doğru kararlar alınmazsa Türkiye, gelişmekte olan ülkeler listesinden çıkartılarak daha önce Endonezya'nın yaşamış olduğu süreci yaşayacak.”

Norveç Varlık Fonu'nun da mağduriyet açıkladığını duyduklarını belirten Özdağ, “Yani sadece içeride değil, dışarıda da bu süreçten mağdur olanlar var. Böyle bir ortamda Türkiye'ye yabancı sermaye gelir mi? Elbette ya gelmez ya da ancak vurguncu sermaye gelir. Onun da bedelini çok ağır ödemek zorunda kalırız.” diye konuştu.

“DENİZLİ'Yİ SADECE BİR OY HARİTASI OLARAK GÖRMÜYORUZ”

Denizli'nin tarihsel ve ekonomik önemine ilişkin açıklamalarda bulunan Özdağ, kentin Türk tarihindeki yerine dikkat çekti.

Özdağ, “Biz Denizli'yi sadece bir oy haritası ve milletvekili sayısı olarak görmüyoruz. Biz Denizli'yi 1071'den bir sene önce, 1070'te Afşin'in ordusuyla birlikte ele geçirdiği şehir olarak görüyoruz.” dedi.

Denizli'nin Haçlı Seferleri ve Milli Mücadele dönemindeki rolüne değinen Özdağ, “Biz Denizli'yi üçüncü Haçlı ordusuyla hareketli savaşta çarpışan Yörüklerin mağlup ettiği, Fransız kralının kaçmak zorunda kaldığı yer olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Milli Mücadele döneminde Denizli'de gösterilen direnişi hatırlatan Özdağ, şunları söyledi:

“Biz Denizli'yi daha 15 Mayıs 1919'da, Gazi Mustafa Kemal Atatürk Bandırma Vapuru'na binmeden bir gün önce, burada müftüsüyle cihat bayrağını açan ve işgale direnen şehir olarak görüyoruz. Biz Denizli'yi aynı zamanda Demirci Mehmet Efe, Yörük Ali Efe ile Yunan ordusuna karşı savaşan bir Ege cephesinin sıklet merkezi olarak görüyoruz.”

Denizli'nin tarihsel kimliğiyle birlikte ekonomik geleceğine de önem verdiklerini belirten Özdağ, kentin sanayi yatırımları bakımından yeterince desteklenmediğini savundu.

“DENİZLİ TEKSTİL SANAYİSİ SAVUNMA SANAYİSİNE EKLEMLENEBİLİR”

Denizli'nin sanayi altyapısının farklı sektörlerde değerlendirilebileceğini ifade eden Özdağ, özellikle savunma sanayisine yönelik yatırımların önemine dikkat çekti.

Özdağ, “Denizli'yi aynı zamanda Türkiye'nin bugünü ve geleceğinde de sanayisi daha da gelişmiş, insanları çalışkan ve girişimci ama Ankara'dan, hükümetten, devletten gereken ekonomik teşvikleri almayan bir şehir olarak görüyoruz.” dedi.

Tekstil sektöründeki üretim kapasitesinin savunma sanayisiyle bütünleştirilebileceğini belirten Özdağ, “Oysa bu şehirde tekstil sanayisi, çok kolaylıkla savunma sanayisine eklemlenebilecek yatırımlar yapabilecek bilgi ve donanıma sahiptir. Evet, yanlış duymadınız, savunma sanayisi. Ama Denizli sanayisinin önünün inatla açılmadığını da biliyoruz ve görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

“AK PARTİ ÜRETİMİ DEĞİL, RANTI TEMSİL EDER”

Türkiye'nin ekonomik sorunlarının mevcut yönetim anlayışıyla çözülemeyeceğini savunan Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, AK Parti'nin ekonomi politikalarını eleştirdi.

Özdağ, “Denizli ve Türkiye, AK Parti iktidarını aşmadan da böyle bir sonucun ortaya çıkması ne Denizli için mümkündür ne Türkiye için mümkündür. Çünkü AK Parti üretimi değil, rantı temsil eder. AK Parti ara mal üretimini değil, ithalatını temsil eder. AK Parti planlı kalkınmayı değil, günübirlik finans oyunlarını temsil eder.” dedi.

Bütçedeki faiz ödemelerine de dikkat çeken Özdağ, “Ve bunun sonucu da bugün ödeyeceğimiz bütçede karşılığı 80 milyar dolar olan, faiz ödemesidir. Yatırıma para gitmemesidir.” ifadelerini kullandı.

Emeklilerin, dul ve yetim aylığı alan vatandaşların ekonomik koşullarına değinen Özdağ, “Emekli, dul ve yetimin, 16 milyonla 23 milyon 500 lira arasında geçinmeye çalışmasıdır. Asgari ücretle en düşük emekli maaşının birleştirilmesi talebinin Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde reddedilmesidir arkadaşlar.” diye konuştu.

“İKTİDARIN DEĞİŞMESİ İÇİN ÖNÜMÜZDEKİ SEÇİMLER BÜYÜK BİR FIRSAT”

Ekonomik sorunların çözümü için siyasi değişimin gerekli olduğunu ileri süren Özdağ, Zafer Partisi'nin seçim çalışmalarına başladığını açıkladı.

Özdağ, “Özetle bunların değişmesi ancak iktidarın değişmesiyle mümkündür ve iktidarın değişmesi için önümüzdeki seçimler büyük bir fırsattır. Biz de Zafer Partisi olarak hızla bu seçimlere hazırlanıyoruz.” dedi.

Denizli'nin ardından Aydın'da temaslarda bulunacaklarını belirten Özdağ, parti yönetiminin sahadaki çalışmalarını artıracağını ifade etti.

ZAFER PARTİSİ YÖNETİMİ DENİZLİ'DEKİ TEMASLARA KATILDI

Basın toplantısında beraberindeki parti yöneticilerini de tanıtan Özdağ, heyette farklı meslek ve uzmanlık alanlarından isimlerin bulunduğunu belirtti.

İş dünyasıyla ilişkilerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Zekeriya Mete'nin eski İstanbul İhracatçılar Birliği Başkanı olduğunu aktaran Özdağ, Mete'nin ihracat alanındaki deneyimine dikkat çekti.

Kadın, çocuk ve aileden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Suzan Hanım'ın enerji sektöründe faaliyet gösteren bir iş insanı olduğunu belirten Özdağ, ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Fikret Artan'ın ise geçmişte İhracat Müsteşar Yardımcılığı ve Washington ticaret ataşeliği görevlerinde bulunduğunu kaydetti.

Teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Musa Ertugan'ın Antalyalı bir iş insanı olduğunu söyleyen Özdağ, Prof. Dr. Ali Şehirlioğlu'nun da Gülhane Askeri Tıp Akademisi Ortopedi Bölümü'nde harp cerrahı olarak görev yaptıktan sonra emekli olduğunu ve gazilerin tedavisiyle ilgilenmeye devam ettiğini ifade etti.

İdari ve mali işlerden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Özgür Kibritçioğlu'nun iş insanı olduğunu belirten Özdağ, Parti Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu'nun Türk milliyetçiliği siyasi hareketi içindeki geçmişine değindi.

Özdağ, Karamahmutoğlu'nun Alparslan Türkeş döneminde Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yaptığını hatırlattı.

Heyette yer alan eski Van ve Ankara Emniyet Müdürü Mahmut Kararslan'ın terörle mücadele alanındaki deneyimine de değinen Özdağ, Kararslan'ın 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Ankara'da görev yaptığını ve emniyet binasının bombalanmasına rağmen darbe girişimine karşı mücadele ettiğini anlattı.

Finans alanında çalışan bir akademisyen olan Erdinç Hoca'nın da heyette bulunduğunu belirten Özdağ, ekonomik kalkınma alanında uzman olan Prof. Dr. Mehmet Alagöz'ün başdanışmanı olduğunu söyledi.

Özdağ ayrıca emekli kurmay albay ve eski Harp Akademileri komutan yardımcısı Erhan Bey'in, turizm sektöründen danışmanı Murat Bey'in, madencilik sektöründe faaliyet gösteren Genel İdare Kurulu üyesi Muharrem Bey'in ve İzmir'de tekstil sektöründe sanayicilik yapan Ayhan Hanım'ın da çalışmalara katıldığını ifade etti.

Zafer Partisi'nin seçim hazırlıklarına ilişkin değerlendirmede bulunan Özdağ, “Gördüğünüz gibi arkadaşlar, Zafer Partisi güçlü bir kadroyla bugün Denizli'de, yarın Aydın'da olacak ve bizim için seçim sath-ı maili başlamıştır. Millet de kafasında zaten seçimi başlattı. Biz de Anadolu'yu adım adım dolaşıyoruz.” dedi.

“TÜRK SİYASETİ İKTİDAR TARAFINDAN ŞEKİLLENDİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”

Basın toplantısının soru-cevap bölümünde gazetecilerin siyasi gündeme ilişkin sorularını da yanıtlayan Özdağ, Türkiye'deki hukuk sistemi ve muhalefete yönelik uygulamalar hakkında değerlendirmelerde bulundu.

Bir gazetecinin, “Siyasette gündem çok yoğun ve değişken. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusu üzerine Özdağ, siyasi süreçlere yargı yoluyla müdahale edildiğini savundu.

Özdağ, “Evet, Türk siyaseti düşman ceza hukuku müdahaleleriyle iktidar tarafından şekillendirilmeye, bölünmeye çalışılıyor. Ağır eleştiri yapan gazeteciler tutuklandığı gibi tehdit olarak algılanan siyasetçiler de benim gibi tutuklanıyorlar. Her gün bir başka olayda muhalefetten birisi tutuklanıyor.” ifadelerini kullandı.

Yolsuzluk iddialarına ilişkin yargı süreçlerinde farklı uygulamalar bulunduğunu ileri süren Özdağ, “Ama iktidarla ilgili bir yolsuzluk ortaya çıktığı zaman iktidara yakın siyasetçilerin hiçbirisinin tutuklanmadığını görüyoruz ya da çok az, göz boyama olarak yapılıyor.” dedi.

“TÜRKİYE'DE ARTIK HUKUK DEVLETİNDEN BAHSETMEK MÜMKÜN DEĞİL”

Türkiye'deki hukuk devleti uygulamalarını eleştiren Özdağ, muhalefete yönelik yargı süreçlerinin demokratik siyaset açısından sorun oluşturduğunu savundu.

Özdağ, “Bu tabii sağlıklı bir devlet, hukuk devleti ortamı değil. Esasen Türkiye'de artık hukuk devletinden de bahsetmek mümkün değil.” ifadelerini kullandı.

Seçimlerin adil koşullarda yapılmayacağını ileri süren Özdağ, “Biz demokratik bir ülkede seçime gitmediğimizi biliyoruz. Bu seçimlerde karşımızda bütün imkanlarıyla devlet bürokrasisinin de yer alacağını biliyoruz. Bu adil bir seçim olmayacak.” diye konuştu.

“2028 SEÇİMLERİ DE ADİL OLMAYACAK, YİNE KAZANACAĞIZ”

Geçmiş seçim süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Özdağ, muhalefetin daha önceki seçimlerde de eşit olmayan koşullarla karşılaştığını savundu.

Özdağ, “Ama 2015 Haziran seçimleri de adil değildi, kazandık. 2019 seçimleri de adil değildi, kazandık. 2024 seçimleri de adil değildi, kazandık. 2028 seçimleri de adil olmayacak. Yine kazanacağız.” dedi.

Mevcut iktidarın toplumun beklentilerine yanıt veremediğini ileri süren Özdağ, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Çünkü karşımızda olağanüstü yıpranmış, Türk milletine en ufak bir gelecek perspektifi sunamayan bir iktidar var ve millet bu iktidardan kurtulmak için öfkesini sandığa saklıyor. Durum budur arkadaşlar.”

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0