Suriye’ye Tur Otobüsleri 12 Yıl Sonra Yeniden Yola Çıkıyor: Geri Dönüş ve Turizmde Yeni Dönem Tartışması

Türkiye’den Halep, Hama, Humus ve Şam’ı kapsayan Suriye turlarının 2026 programlarında yeniden yer almaya başlaması, savaş yıllarında kesintiye uğrayan turizm hareketliliğini gündeme taşıdı. Bir yandan Suriyelilerin gönüllü geri dönüşleri sürerken diğer yandan Türkiye’den turistlerin Suriye’ye gitmeye başlaması, güvenlikten altyapıya, istihdamdan yeniden inşaya kadar yeni soruları beraberinde getiriyor.

Eyl 9, 2026 - 10:08
 0  0
Suriye’ye Tur Otobüsleri 12 Yıl Sonra Yeniden Yola Çıkıyor: Geri Dönüş ve Turizmde Yeni Dönem Tartışması

Suriye’de uzun yıllar savaş ve göç haberleriyle gündeme gelen Halep, Şam, Hama ve Humus gibi şehirlerin yeniden tur programlarında yer almaya başlaması, Türkiye-Suriye hattındaki değişimin dikkat çeken göstergelerinden biri oldu. Türkiye’den hareket eden bazı turizm şirketlerinin 2026 programlarında Suriye şehirlerine otel konaklamalı, rehberli kültür turları sunması, yaklaşık 12-13 yıldır Türkiye’de yaşayan Suriyelilerin geleceğine ilişkin tartışmalarla aynı döneme denk geldi.

Bazı turizm şirketlerinin programlarında Halep, Hama, Humus ve Şam, kültür ve tarih rotaları kapsamında satışa sunulurken, başka programlarda Halep-Şam-Beyrut güzergâhı için 2026 tarihleri ilan edildi.

Ortaya çıkan tablo, Suriye'nin yalnızca savaş ve göç üzerinden değil; turizm, geri dönüş, yeniden inşa ve ekonomik hareketlilik üzerinden de konuşulmaya başladığını gösterdi.

GERİ DÖNÜŞLER SÜRERKEN TURİZM HAREKETLİLİĞİ BAŞLADI

Türkiye, Suriyelilerin ülkelerine dönüş sürecini uzun süredir “gönüllü, güvenli, onurlu ve düzenli dönüş” ilkeleri kapsamında yürütüyor. Göç İdaresi Başkanlığının açıklamalarına göre gönüllü geri dönüş işlemleri Hatay, Kilis, Şanlıurfa ve Gaziantep başta olmak üzere sınır geçiş noktaları üzerinden gerçekleştiriliyor.

2026 yılının temmuz ayında açıklanan verilere göre Türkiye'de geçici koruma kapsamında bulunan Suriyelilerin sayısı 2 milyon 245 bin olarak bildirildi. Aynı açıklamada, 2016-2026 döneminde yaklaşık 1,5 milyon kişinin Suriye'ye geri döndüğü kaydedildi.

Bu süreç devam ederken Türkiye'den Suriye'ye kültür turlarının yeniden satışa çıkması farklı bir tablo ortaya koydu. Bir tarafta Türkiye'den ülkesine dönen Suriyeliler bulunurken diğer tarafta Türk vatandaşları Suriye'nin tarihi şehirlerini ziyaret etmek amacıyla tur programlarını değerlendirmeye başladı.

“GİDİLEBİLEN ÜLKE” İLE “YAŞANABİLİR ÜLKE” AYNI MI?

Turizm faaliyetlerinin yeniden başlaması, Suriye'nin bütün bölgelerindeki güvenlik ve yaşam şartlarının aynı seviyeye geldiği anlamını taşımıyor.

Ülkedeki bazı şehirlerde otellerin, restoranların, tarihi alanların ve turizm faaliyetlerinin yeniden canlandırılması yönünde çalışmalar yürütülüyor. Suriye'deki turizm makamları da 2026 yılı içerisinde turizm sezonunun hareketlendirilmesi, festivaller düzenlenmesi ve yeni yatırımların teşvik edilmesine yönelik faaliyetler duyurdu.

Buna karşılık uluslararası seyahat uyarıları devam ediyor. İngiltere Dışişleri Bakanlığı Eylül 2026 itibarıyla Suriye'ye yönelik tüm seyahatlere karşı uyarısını sürdürürken, ABD Dışişleri Bakanlığı da terör, silahlı çatışma, kaçırılma ve diğer güvenlik riskleri nedeniyle ülkeye seyahat edilmemesi yönündeki uyarısını koruyor.

Bu nedenle tur programlarının düzenlenmeye başlaması ile Suriye'nin bütün bölgelerinin güvenli ve sürdürülebilir yaşam şartlarına kavuşması arasında ayrım bulunuyor.

ASIL SORU: GERİ DÖNENLER NASIL BİR HAYAT KURACAK?

Türkiye'de geçen yıllar içerisinde yüz binlerce Suriyeli yeni bir yaşam kurdu. Türkiye'de doğan çocuklar, burada eğitim gören gençler, üniversiteye başlayanlar, iş kuranlar, evlenenler ve sosyal çevresini Türkiye'de oluşturan aileler ortaya çıktı.

Suriyelilerin bir bölümü Türk vatandaşlığına geçerken bir bölümü ise geçici koruma kapsamında yaşamayı sürdürüyor.

Bu nedenle geri dönüş tartışmalarında yalnızca “Kaç kişi dönecek?” sorusu değil, dönen insanların Suriye'de karşılaşacağı şartlar da öne çıkıyor.

“Geri dönen kişinin evi var mı, çalışabileceği bir işi bulunuyor mu, çocuklarının devam edebileceği okul mevcut mu, sağlık hizmetlerine ulaşabilecek mi, elektrik, su ve ulaşım altyapısı hangi durumda?” soruları, dönüşlerin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor.

Dünya Sağlık Örgütünün 2026 yılına ilişkin değerlendirmeleri de Suriye'deki sağlık sisteminin uzun süren çatışmaların ardından baskı altında bulunduğuna işaret ediyor. Milyonlarca kişinin temel sağlık hizmetlerine ihtiyaç duyduğu, sağlık altyapısındaki toparlanma çalışmalarının ise devam ettiği belirtiliyor.

Bu tablo nedeniyle turizm hareketliliği ülkedeki normalleşmenin göstergelerinden biri olarak değerlendirilse de tek başına bütün Suriye'de güvenli ve sürdürülebilir yaşam koşullarının oluştuğunu göstermiyor.

SURİYE'NİN TURİZM ROTASI YENİDEN GÜNDEMDE

Değişimin en dikkat çekici boyutlarından biri de Suriye şehirlerinin yeniden kültürel ve tarihi kimlikleriyle gündeme gelmesi oldu.

Halep'in tarihi çarşıları, Şam'ın tarihi dokusu, Hama, Humus ve Lazkiye ile ülkenin kültürel mirası, turizm programlarında yeniden görünür hale gelmeye başladı.

Türkiye'den düzenlenen bazı programlarda Halep ve Şam'daki tarihi noktalar ziyaret güzergâhlarına dahil edildi. Suriye tarafında da turizm potansiyelini yeniden canlandırmaya yönelik organizasyonlar gündeme geldi. Ağustos 2026'da Şam'daki uluslararası fuar kapsamında turizm noktalarının tanıtılması ile Lazkiye ve Halep'te gerçekleştirilen turizm etkinlikleri bu hareketliliğin örnekleri arasında yer aldı.

AYNI SINIRDA İKİ FARKLI YOLCULUK

Yaklaşık 12 yıl önce Türkiye-Suriye sınırındaki temel görüntüyü savaştan kaçarak Türkiye'ye gelen insanların yolculuğu oluşturuyordu. Bugün ise aynı coğrafyada farklı yönlere ilerleyen iki hareketlilik konuşuluyor.

Bir tarafta gönüllü geri dönüş işlemleri kapsamında Suriye'ye geçen Suriyeliler, diğer tarafta Halep ve Şam gibi şehirleri ziyaret etmek üzere tur programlarına katılan Türkiye'deki ziyaretçiler bulunuyor.

Sınır hattındaki bu değişim, Suriye meselesinin yalnızca göç üzerinden tartışıldığı dönemden geri dönüş, yeniden inşa, turizm, ticaret ve bölgesel ilişkilerin yeniden kurulması başlıklarının birlikte ele alındığı bir sürece geçildiğine işaret ediyor.

Suriye'ye düzenlenen turların kalıcı hale gelip gelmeyeceği, gönüllü geri dönüşlerin hangi hızla devam edeceği ve ülkedeki ekonomik, sosyal ve güvenlik şartlarının nasıl gelişeceği ise önümüzdeki dönemin temel başlıkları arasında bulunuyor.

Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0