İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bülent Uçak: “Maliyetler yüksek, fiyatlar düşük ve üreticimiz para kazanamıyor”

İzmir Ticaret Borsası Ekim ayı olağan meclis toplantısında konuşan Meclis Başkanı Bülent Uçak, Ege Bölgesi’nde pamuk ekim alanlarının yüzde 47 azalarak 49 bin 454 hektara gerilediğini açıkladı. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer'in konuşmasında ise tarımsal üretim maliyetleri, küresel finansal riskler, yenilenebilir enerji kooperatifleri ve yeşil dönüşüm çalışmaları öne çıktı. Toplantıda üreticilerin karşı karşıya olduğu ekonomik sorunlar ve çözüm önerileri değerlendirildi.

Ekim 27, 2026 - 20:17
 0  0
İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bülent Uçak: “Maliyetler yüksek, fiyatlar düşük ve üreticimiz para kazanamıyor”

İzmir Ticaret Borsası (İTB), 27 Ekim 2026 tarihinde gerçekleştirilen Ekim ayı olağan meclis toplantısında tarım ve gıda sektörünün karşı karşıya olduğu ekonomik sorunları, pamuk üretimindeki daralmayı, küresel piyasalardaki gelişmeleri ve sürdürülebilir üretim hedeflerini ele aldı.

İzmir Ticaret Borsası Meclis Başkanı Bülent Uçak, pamuk ekim alanlarında yaşanan sert düşüşe dikkat çekerek üretim maliyetlerinin çiftçileri zorladığını belirtti. Yönetim Kurulu Başkanı Ömer ise finansal kırılganlıklar, iklim değişikliği, tarımsal girdi fiyatları ve işletmelerin yeşil dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Borsa Camiasının Kayıpları Anıldı

Toplantının açılışında, geçmiş dönem meclis üyelerinden Bekir Lütfi Özsoy ile Borsanın pamuk analiz laboratuvarı ve tescil birimlerinde uzun yıllar görev yaptıktan sonra emekliye ayrılan Burhanettin Eryaman anıldı.

Meclis Başkanı Bülent Uçak, her iki ismin vefatından duyduğu üzüntüyü dile getirerek ailelerine, yakınlarına ve Borsa camiasına başsağlığı diledi.

Uçak, Burhanettin Eryaman'ın kuruma uzun yıllar hizmet verdiğini belirterek eşi, eski Genel Sekreter Yardımcısı Havva Eryaman'a ve çalışma arkadaşlarına da taziyelerini iletti.

Bülent Uçak: “Makam Emanet, Görev Ahittir”

Yeni dönemde Meclis Başkanlığı görevini üstlenen Bülent Uçak, önceki dönem Yönetim Kurulu Başkanı Işınsu Kestelli başta olmak üzere Borsanın geçmiş dönem yöneticilerine ve üyelerine teşekkür etti.

Yeni Yönetim Kurulu Başkanı Ömer'i tebrik eden Uçak, yönetim kuruluna dört yıllık görev döneminde başarılar diledi.

Meclis Başkanlığı sorumluluğunu değerlendirirken “Makam emanet, görev ahittir.” ifadesini kullanan Uçak, kendisini göreve layık gören meclis üyelerine teşekkür etti.

Borsa Meclisinin kurumsal karar alma süreçlerindeki yerine dikkat çeken Uçak, şunları söyledi:

“Borsa Meclisi, üyelerimizin iradesini temsil eden ve kurumumuzun ortak aklının buluştuğu en üst organımızdır.”

Meclisin bütçeyi değerlendirme, kesin hesabı görüşme, yönetim ve disiplin kurullarını seçme ve kurumsal düzenlemeler hakkında karar verme sorumluluklarına değinen Uçak, istişarenin önemini vurguladı.

“Meclisimiz en önemli işlevlerinden birisi de istişare platformu olmasıdır. Meslek komitelerimizden gelen sektör beklentilerini ve Yönetim Kurulumuzun getirdiği konuları ele alarak Borsamızın geleceğine birlikte yön verir.”

Uçak, meclis üyelerinden sektörlerin beklentilerini, tarım ve ekonomiye ilişkin önerilerini toplantılarda aktif biçimde paylaşmalarını istedi.

“Pamuk Ekim Alanları Yüzde 47 Azaldı”

Meclis Başkanı Bülent Uçak, İzmir Ticaret Borsası koordinasyonunda yürütülen Ege Bölgesi Pamuk Rekolte Tahmin Çalışması'nın sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Ege Bölgesi'nde pamuk veriminin yüksek olmasına rağmen ekim alanlarında ciddi bir daralma yaşandığını açıklayan Uçak, üretim maliyetleri ile satış fiyatları arasındaki farkın çiftçilerin üretim kararlarını doğrudan etkilediğini söyledi.

Uçak, “Pamuk sezonunu, tarladaki yüksek verim başarısı ile ekim alanlarındaki sert daralmanın tezat oluşturduğu bir yıl olarak özetleyebiliriz.” dedi.

Pamuk ekim alanlarındaki gerilemenin boyutunu rakamlarla ortaya koyan Uçak, şu bilgileri paylaştı:

“Nitekim bölgemiz pamuk ekim alanları geçtiğimiz yıla göre yüzde 47 azalarak 49.454 hektara geriledi. Ekim alanındaki azalışın boyutunu daha net ifade edilmek için, son 75 yılın en düşük ekim alanından yüzde 41 daha az bir alanda pamuk ekimi yapıldığını söylemek isterim.”

Önceki yılda da ekim alanlarının yüzde 20 azaldığını hatırlatan Uçak, üreticilerin pamuktan uzaklaşmasının temel nedeninin ekonomik koşullar olduğunu ifade etti.

“45 Liraya Yaklaşan Maliyete Karşılık Fiyatlar 38-40 Lira”

Pamuk üreticilerinin maliyetlerini karşılamakta zorlandığını belirten Uçak, mevcut destekleme tutarlarının da üreticilerin zararını gidermeye yeterli olmadığını savundu.

“Pamukta yaşananlar, diğer birçok tarımsal üründen farklı değil. Maliyetler yüksek, fiyatlar düşük ve üreticimiz para kazanamıyor.”

Pamuk gibi tek yıllık ürünlerde üretim kararlarının piyasa koşullarından doğrudan etkilendiğini belirten Uçak, üzüm, incir ve zeytin gibi çok yıllık ürünlerde ise üreticilerin zarar etmelerine rağmen üretime devam edebildiklerini söyledi.

Uçak, fiyat ve maliyet dengesizliğini şu sözlerle değerlendirdi:

“45 liraya yaklaşan maliyete rağmen fiyatlar 38-40 lira seviyelerinde. Maliyetin yüzde 7'sine karşılık gelen, kilo da 3,3 liralık desteklemede üreticinin zararını karşılamıyor.”

Mevcut koşulların devam etmesi halinde gelecek yıl pamuk üretimindeki gerilemenin sürebileceğini belirten Uçak, sektörün sorunlarının çözümü için çalışma başlatıldığını açıkladı.

Pamuk Sektörüne Özel Rapor Tarım Bakanlığına Sunulacak

İzmir Ticaret Borsasının pamuk sektörüne yönelik kısa, orta ve uzun vadeli çözüm önerilerini içeren bir rapor hazırlayacağını açıklayan Uçak, çalışmanın Tarım ve Orman Bakanlığına sunulmasının hedeflendiğini bildirdi.

Uçak, meclis üyelerinin görüşlerinin de rapora katkı sağlayacağını belirterek şunları kaydetti:

“Konuyla ilgili olarak sizlerden de alacağımız görüşler çerçevesinde Pamuk sektörüne özel kısa – orta ve uzun vadeli bir sorun ve çözüm önerilerimizi içeren raporumuzu en kısa zamanda hazırlayarak Tarım Bakanlığımıza arz etmek için çalışmaya başladık.”

Pamukta yaşanan sorunların yalnızca tek bir ürünle sınırlı olmadığını vurgulayan Uçak, artan maliyetler ve düşük fiyatların tarımın geneli ile reel sektörün rekabet gücünü etkilediğini söyledi.

“Fiyat istikrarı mücadelesini elbette destekliyoruz. Ancak uygulanan politikaların başta tarım olmak üzere üretim kapasitemiz üzerindeki dönemsel yükünün iyi yönetilmesi, kalıcı istikrar için hayati önem taşımaktadır.”

Küresel Finansal Riskler Tarım ve Gıda Sektörünü Etkiliyor

İzmir Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ömer, meclis konuşmasında küresel ekonomide finansal belirsizlikler ile iklim kaynaklı risklerin aynı dönemde yoğunlaştığını belirtti.

Uluslararası Para Fonu'nun (IMF) Ekim ayında yayımladığı Küresel Finansal İstikrar Raporu'na değinen Yönetim Kurulu Başkanı, finans piyasalarındaki dayanıklılığa rağmen kırılganlıkların arttığına dikkat çekti.

Raporda yapay zekâ yatırımlarına ilişkin yüksek kazanç beklentilerinin karşılanmaması, kamu borçlarındaki artış ve yükselen finansman maliyetlerinin önemli riskler arasında gösterildiğini aktardı.

Finansal gelişmelerin reel sektör üzerindeki etkilerine işaret ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Finansmana erişimin zorlaşması, üreticilerin ve tarıma dayalı sanayi işletmelerinin yatırım kapasitesini sınırlandırırken, enerji fiyatları ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar, üretim maliyetlerini ve uluslararası ticareti doğrudan etkiliyor.”

El Niño Nedeniyle Milyonlarca Kişi Gıda Güvensizliği Riskiyle Karşı Karşıya

Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı'nın değerlendirmelerine de değinen Yönetim Kurulu Başkanı Ömer, El Niño kaynaklı aşırı hava olaylarının küresel gıda güvenliği üzerindeki etkilerini gündeme getirdi.

Dünya Gıda Programı analizlerine göre El Niño nedeniyle Latin Amerika ve Karayipler'de 16 milyon, Doğu ve Güney Afrika'da 18 milyon, Asya ve Pasifik bölgesinde ise 8,2 milyon kişinin daha gıda güvensizliği riskiyle karşılaşabileceğini aktardı.

İklim değişikliğinin üretim ve fiyat istikrarı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“Finansal kırılganlıklar ile iklim kaynaklı üretim risklerinin aynı dönemde yaşanması, tarım ve gıda piyasaları üzerindeki baskıyı daha da artırabilir.”

Afetlere karşı önleyici yatırımların önemini vurgulayan Yönetim Kurulu Başkanı, Dünya Gıda Programı'nın afetler öncesinde yapılan her 1 dolarlık yatırımın 7 dolara kadar fayda sağlayabileceği yönündeki değerlendirmesini paylaştı.

Tarımda finansal dayanıklılığın artırılması, iklim değişikliğine uyum yatırımlarının güçlendirilmesi ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

“Tarımsal Girdi Fiyatları Yüzde 30,3 Arttı”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerini değerlendiren Yönetim Kurulu Başkanı Ömer, tarımsal girdi maliyetleri ile üretici fiyatları arasındaki farkın büyüdüğünü söyledi.

Ağustos ayında tarımsal girdi fiyatlarının yıllık yüzde 30,3 arttığını, tarım ürünleri üretici fiyatlarındaki yıllık artışın ise Eylül ayında yüzde 12,9 seviyesinde kaldığını aktardı.

Özellikle enerji, gübre ve yem maliyetlerindeki artışın üreticileri zorladığını belirten Yönetim Kurulu Başkanı, tarım ürünleri üretici fiyatlarının Eylül ayında aylık yüzde 2 gerilediğini ifade etti.

Çok yıllık bitkisel ürünlerde yıllık yüzde 19,3 düşüş yaşandığını, üzüm üretici fiyatlarının ise yıllık yüzde 23,4, yalnızca Eylül ayında yüzde 14,4 gerilediğini bildirdi.

Yönetim Kurulu Başkanı, maliyetler yükselirken ürün fiyatlarının düşmesinin üreticilerin gelirlerini ve yeni sezon kararlarını olumsuz etkileyebileceğini belirtti.

“Kâr Etmeyen İş Sürdürülemez”

Hayvancılık sektöründeki üretim verilerini de değerlendiren Yönetim Kurulu Başkanı, Ağustos ayında yumurta üretiminin yıllık yüzde 21,4, ticari işletmeler tarafından toplanan inek sütü miktarının ise yüzde 9,5 arttığını söyledi.

Üretim miktarındaki artışın tek başına yeterli olmadığını vurgulayarak şunları kaydetti:

“Bu gelişmeler üretim kapasitesi açısından olumlu olmakla birlikte, üretici açısından asıl önemli olan, artan arzın ekonomik kazanca dönüşmesidir.”

İç talep ve ihracat olanaklarıyla desteklenmeyen üretim artışlarının işletme kârlılığı üzerinde baskı oluşturabileceğini belirten Yönetim Kurulu Başkanı, perakende satışlarda artış yaşanırken toptan ticarette daralma görülmesinin ekonomik hareketliliğin tüm aşamalara eşit yansımadığını gösterdiğini söyledi.

2026-2027 tarım sezonunda genel olarak yüksek verim elde edildiğini ifade ederek şu değerlendirmede bulundu:

“Her şeyden önce üreticinin maliyetlerini karşılayabildiği, emeğinin karşılığını alabildiği ve üretimini sürdürebildiği bir ekonomik yapıya ihtiyacımız var. Hiç kimse unutmamalı ki, kâr etmeyen iş sürdürülemez.”

Yenilenebilir Enerji Kooperatifleri İçin Düzenleme Çağrısı

Tarım ve gıda sektöründe enerji maliyetlerinin üreticilerin kazançlarını doğrudan etkilediğini belirten Yönetim Kurulu Başkanı Ömer, yenilenebilir enerji kooperatiflerinin yaygınlaştırılması gerektiğini ifade etti.

Çatı güneş enerjisi sistemleri, jeotermal enerji ve biyogaz uygulamalarının sulama, seracılık, hayvancılık, soğuk hava depoları ve gıda işleme faaliyetlerinde değerlendirilebileceğini söyledi.

Kooperatif modelinin üreticilere ortak yatırım ve maliyet paylaşımı olanağı sağlayabileceğini belirterek Avrupa'daki Schnifis, Minoan ve Magliano Alpi enerji topluluğu örneklerine dikkat çekti.

Türkiye'de tarımsal kooperatifler, sulama örgütleri, belediyeler ve gıda işletmeleri arasında iş birliğinin geliştirilmesi gerektiğini vurguladı.

“Mevcut mevzuatın yenilenebilir enerji kooperatiflerinin faaliyet göstermesi açısından oluşturduğu kısıtların giderilmesi ve bu alanda uygun bir hukuki çerçevenin oluşturulması gerektiğini düşünüyoruz.”

Yönetim Kurulu Başkanı, ortak enerji yatırımlarının üreticilerin maliyetlerini yönetmesine, kırsal kalkınmaya ve gıda arz güvenliğine katkı sağlayabileceğini belirtti.

“Sürdürülebilirlik Geçici Bir Heves Değildir”

Tarım ve gıda sektörünün yeşil dönüşüm sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer, kuraklık, su kıtlığı, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı ve sınırda karbon uygulamalarının ticaretin geleceğini şekillendirdiğini söyledi.

Sürdürülebilirliğin işletmeler açısından ekonomik bir zorunluluk haline geldiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Bizim açımızdan sürdürülebilirlik, altı boş bir çevre sloganı ya da geçici bir heves kesinlikle değildir.”

İşletmelerin maliyetlerini azaltması, finansmana erişimini kolaylaştırması ve uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü koruması açısından sürdürülebilirlik çalışmalarının önemine dikkat çekti.

İzmir Ticaret Borsası Üyelerinin Yeşil Dönüşüm İhtiyaçları Belirlendi

İzmir Ticaret Borsasının imalatçı üyeleri arasında gerçekleştirdiği ön çalışmanın sonuçlarını değerlendiren Yönetim Kurulu Başkanı, işletmelerin iş sağlığı ve güvenliği, çalışma koşulları, tedarik ve ürün güvenliği alanlarında önemli deneyime sahip olduğunu belirtti.

Buna karşılık sürdürülebilirliğin kurumsal stratejiye dönüştürülmesi ve uluslararası çevre yönetim belgelerinin edinilmesi konusunda eksiklikler bulunduğunu ifade etti.

İhracatçı firmaların dış pazarların talepleri nedeniyle belirli bir farkındalık kazandığını, küçük ve mikro ölçekli işletmelerin ise personel ve bütçe yetersizliği nedeniyle dönüşümde zorlandığını söyledi.

Yönetim Kurulu Başkanı, işletmelerin karşılaştığı temel sorunları şu sözlerle açıkladı:

“İşletmelerimiz karbon ayak izini hesaplamak, enerji yönetimini kurmak ve dijital izlenebilirlik altyapısına geçmek istiyor, fakat önlerine çıkan iki temel duvar var, finansman sorunu ve teknik bilgi eksikliği.”

Karbon Ölçümü ve Dijital İzlenebilirlik İçin Yeni Hizmetler Planlanıyor

İzmir Ticaret Borsasının üyelerinin yeşil dönüşüm sürecine destek vermeyi öncelikleri arasına aldığını belirten Yönetim Kurulu Başkanı Ömer, finansmana erişim, teşviklerden yararlanma, eğitim ve teknik kapasitenin geliştirilmesine yönelik çalışmalar planlandığını açıkladı.

“Üyelerimizin bu dönüşüm sürecinde yalnız kalmasına, bürokratik engellere veya pazar kaybına uğramasına elbette seyirci kalamayız.”

Karbon ayak izinin ölçülmesi, enerji yönetimi, dijital izlenebilirlik ve iyi uygulama örneklerinin yaygınlaştırılması konularında yeni hizmet modellerinin geliştirileceğini belirtti.

Yeşil dönüşümün yalnızca mevzuata uyum olarak görülmemesi gerektiğini vurgulayan Yönetim Kurulu Başkanı, sürecin maliyet avantajına ve rekabet gücüne dönüştürülmesini hedeflediklerini ifade etti.

“İzmir Ticaret Borsası olarak gayemiz çok net, üyelerimizin küresel pazarlardaki yeşil duvarlara çarpmasını önlemek, bu zorlu süreci bir yük değil, İzmir’in tarım ve gıda sektörü için büyüme fırsatı haline getirmektir.”

Yönetim Kurulu Başkanı, oluşturulacak çalışma gruplarına meclis üyelerinin katılımını ve önerileriyle katkı sunmalarını istedi.

Cumhuriyetin 103. Yılında Üretim ve Kalkınma Vurgusu

Toplantıda Cumhuriyetin kuruluşunun 103. yıl dönümü de kutlandı.

Meclis Başkanı Bülent Uçak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün “Millî ekonominin temeli ziraattır.” sözünü hatırlatarak tarımsal üretimin ülkenin kalkınmasındaki önemini vurguladı.

Uçak, Cumhuriyetin kazanımları doğrultusunda üretmeye ve ekonomik değer oluşturmaya devam edeceklerini belirterek 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutladı.

Yönetim Kurulu Başkanı Ömer de Cumhuriyetin eğitimden bilime, sanayiden tarıma, ticaretten teknolojiye kadar birçok alanda Türkiye'nin gelişimine katkı sağladığını ifade etti.

Cumhuriyetin kazanımlarını gelecek nesillere taşımanın ortak sorumluluk olduğunu belirten Yönetim Kurulu Başkanı, üretimin ve emeğin değerini artırmaya devam edilmesi gerektiğini söyledi.

İzmir Ticaret Borsası yönetimi, yeni dönemde üreticilerin ekonomik sorunlarına yönelik çözüm önerileri geliştirmeye, pamuk sektörüne ilişkin rapor çalışmalarını sürdürmeye ve üyelerin yeşil dönüşüm süreçlerine destek sağlamaya devam edeceklerini bildirdi.

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0